Nasıl Bir Gün

Umudun son demleri miydi yada inanacak bir şey yok muydu?Her şey bir yanılgı mıydı hayata karşı? Hayat neydi,kalbin kan pompalamaya devam etmesinden mi ibaretti? Barış mıydı, savaş mıydı? Neyse ne..

Hayat imkansız geldikçe imkan yarattım,tutunacak tek bir dal yokken ağaç olmaya çalıştım.İncelmişti belki ama kopmasın istedim. Eğer bu dünyaya geldiysem bir anlamı olsun istedim.Bana dair olan her şey gönlümce olsun istedim.Böylesinin doğru olduğuna inandım.İnandığım her şey için sonuna kadar giderdim.Ama anlamadı,bu evren beni anlamadı. Ben adım attıkça itildim,uçurumlara itildim.Sonra da elimi uzattım tutsaydın dediler,iten eller.

Ben de isterdim umutlu şeylerden bahsetmek, güzel şeyler anlatmak. Ama bak gökyüzüne,yıldızlar nerede.İnmişler birer birer yeryüzüne.Sen niye ağlarsın gökyüzüm.Dökme yıldızlarını.

28 Ağustos,Gece

Neden Buradayım?

Bilmiyorum,sebebini kendime açıklayamıyorum. Öyle bir vakit ki var mıyım, kestiremiyorum. Acıyı hissediyorum, hani şu tarif edemediğim ama hep olan meyusu.

Farkına vardıkça uzaklaşıyorum, farkındayım. Kendi kabuğuma çekiliyorum,huzuru arıyorum.Saf sevgiyi,iyiliği,güveni…Bulamıyorum.İnanmak istiyorum, istemek yetmiyor biliyorum.Neden buradayım bilmiyorum,olmaya devam edecek miyim bilmiyorum. Bugün kendime çok soru soruyorum, cevabını bulamıyorum.

Kendi halimdeyim ama kendimde miyim belli değil.Ah kelimeler,hislerime ne kadar uzaksınız. Bura neresi,bura ne kadar ıssız.